Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit. A fugiat labore minus, molestiae nihil tempore. Ad, autem, sit.

Röportaj

Veliaht Koçu Deniz Çağla Gençtürk 

Network Dergi 01.09.2024 79

Deniz Çağla Gençtürk Aile Şirketlerine danışmanlık yapıyor ve onların kaderini değiştiriyor. Şirketlerin işlerini iyi yaptığı aşikar ancak nesiller ünvan değiştirdikçe ve kuşak farkı oluştukça işin iyi yapılması önemini yitiriyor ve önemli olan, yönetimin yeni iş modeli haline geliyor. İşte bu aşamada Deniz Çağla Gençtürk şirketlere nasıl fayda sağlıyormuş onu konuşalım.

Veliaht Koçu Deniz Çağla Gençtürk 

 

Deniz Hanım okurlarımıza kendinizi tanıtır mısınız?

Tabii ki, doğma büyüme İzmit’te yaşayan biriyim, memleketimiz Artvin ve Batum göçmeniyiz, babamın İzmit’e yerleşmesiyle burada yaşam kurmuşuz. Liseyi Kocaeli Anadolu Lisesi’nde okudum ki bilen bilir zamanının en nitelikli okullarından biriydi, biz İngilizce matematik ve fen görmüş olan nadide bir nesiliz. Sonrasında Kocaeli Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdim ardından Yönetim ve Organizasyon üzerine yüksek lisans yaptım. Yüksek lisans yaparken tez yazmam gerekiyordu, tez danışmanım değerli hocam Profesör Nurullah Genç bana konu olarak aile şirketlerini verdi. Bu konuyu vermesinin nedeni babamın bir şirketi olmasıydı, hocam bunu bildiği için aile şirketleri hakkında bilgi sahibi olup ilerde şirketi yönetmem halinde başarılı olmamı istiyordu. Ben itiraz ettim önce çünkü aile şirketleri üzerine yazılmış Türkçe kitap çok azdı ve yabancı kaynaklara bakmam gerekiyordu. Kaynaklara erişmek bugünkü kadar da kolay değildi. Kendisi bu konuda ısrarcı olarak “ madem kaynak az bir tane de sen yaz işte” diyerek beni geri gönderdi. Tabii ki beni bu konuyu yazmaya zorladığı için şimdi kendisine minnettarım. Aile şirketlerinin büyümesi ve kurumsallaşması üzerine yazmış olduğum bir tezim var. Sonrasında kendi aile şirketimizde çalıştığım bir 10 yıl var. Babam gibi güçlü bir patronla zaman zaman çatışarak şirket yönetmeye çalışmak zorlu bir deneyimdi. Aile şirketimiz olan Yapıgüç A.Ş’nin proje, inşaat, yapı denetim gibi faaliyetleri vardı ve ben çok küçük yaşlarda bu işlerin nasıl yapıldığını öğrendim, şirket kurdum, personel aradım buldum, devlet dairelerinde ve belediyelerde iş takibi yaptım, bankalardaki tüm işleri yaparak öğrendim. O zamanlar 20’li yaşlarında olan Deniz’in yaşadığı yönetsel zorlukları bugün bir danışman olarak değerlendirdiğimde “keşke benim gibi bir danışman olsaydı bana yardım etseydi” diye düşünüyorum. 

Hatta bunu kitap haline getirmek için yazmaya başladım. Kitabımda, Gonca'nın, o zaman yaptığı hataların, yaşadığı zorlukların bugünkü deneyimli halime beni nasıl tokatlayarak getirdiğini anlatacağım. İşte ben şimdi aile şirketlerinde çalışmak durumunda olan o gençlerin, veliahtların bu tokatları yemeden başarılı olmalarını sağlamak için varım. Onları en iyi ben anlarım ve onlara en çok ben yardımcı olurum diye düşünerek, yönetim danışmanlığı ve Türkiye’de çok az kullanılan bir ünvan olan “Veliaht Koçluğu” nun hakkını vermeye çalışıyorum.

Aile şirketi ve Aile Anayasası ne demek? Artı ve eksi yönleri nelerdir?

Aile şirketi, sahipliği ve yönetimi aile tarafından yürütülen bir işletme türüdür. Bu tür şirketler genelde ailenin tarihine, değerlerine ve kültürüne dayalı olarak kurulmuş olup aile üyeleri arasında güçlü bir bağlılık ve uzun vadeli, sürdürülebilir bir vizyon gerektirir. Türkiye’de şirketlerin yüzde 97’si aile şirketi ve bir çoğu kurumsallaşma yoluna gitmedikleri için ikinci nesile bile geçemiyor. 

Aile anayasası, bir ailenin temel değerlerini, inançlarını, hedeflerini ve kurallarını belirleyen yazılı bir belgedir. Aile üyeleri arasında iletişimi güçlendirmek, uyum sağlamak ve ortak hedefler belirlemek amacıyla oluşturulur ve genellikle  içeriğinde ailenin değerleri, hedefleri, kuralları olur. Bu aile anayasasını uzman bir danışmanın, ailenin dinamiklerini çok iyi öğrendikten sonra yazması gerekir. Tabi bu anayasa dolapta duracaksa boşuna yazdırmaya da gerek yok. Anayasa yazılması demek aile bireylerinin tüm konularda ortak fikirler etrafında buluşması ve kendilerinden sonraki nesillere yazılı bir kaynak bırakarak şirkette oluşabilecek ihtilafların önüne geçilmesi demektir. Bazı şirketlerde ailenin oğul ve kızları çalışabiliyor ama gelin ve damatlar çalışamıyor. Çünkü anayasa ile buna engel olunmuş. Anayasaya bunun gibi bir çok madde konulabilir.

Sonuç odaklı ve faydayı düşünen bir yapınız var. Sizin bu iş bitirici halinizin şirkete nasıl katkıları oluyor?

İş bitirici olduğumu söylerler evet:) Sen de beni tanıdığın için bu yönümü biliyorsun. Ben bir şirketin kapısından girdikten 15 dakika sonra çalışanların yüzlerine bakarak oranın nasıl yönetildiğini anlarım. Şu ana kadar da hiç yanılmadım. Şirket sahiplerinin benim desteğimi alabilmeleri için süreci ve beni çok doğru şekilde desteklemeleri gerekir. Acı sözler durmak istemeyen şirket danışmanlık alamaz. Gerçekleri görmezden gelerek başarılı olunmaz. Ben önce röntgen çekerim, tahlil yaparım sonra neyin gerektiğini ve nereden başlanması gerektiğini söylerim. Bir şirket için uygulanacak olan plan başka şirket için uygun olmaz. Birinin süreci daha hızlı iken diğeri yavaş olur. Süreç başladıktan sonra çok başka problemler olduğunu görürüz ve öncelik değişir. O yüzden sırayla şunu yaparız diyemem, tabii ki kurumsallaşma adamları aşağı yukarı bellidir, bununla birlikte şirket o adımı atacakken başka bir sorun olduğu tespit edilirse o adım bekler başka iş öne geçer. Bunun sırası, yöntemi, zamanı benim belirlediğim şekilde olur.

Bir şirketle çalışmaya başladınız neler yapıyorsunuz?

Ben şirketle çalışmaya başladıktan sonra önce aile bireyleri ile tek tek görüşüyorum. Baba, kardeşler varsa kuzenler, amcalar. Sonra şirketi ziyaret ediyorum belli başlı çalışanlar ile birebir görüşmeler yapıyorum. Sonrasında bir ön değerlendirme raporu yazıyorum. Bu raporda benim tespitlerim ve öncelikli olarak yapılması gerekenler yer alıyor. Rapordan sonra aile bireyleri ile tekrar görüşüyorum, neyi neden yapmamız gerektiğini anlatıyorum. Eş zamanlı olarak yönetim ve organizasyon şemasını gözden geçirip gerekirse baştan yapıyorum çünkü genelde şirketlerde ya şema olmuyor  ya da hatalı hazırlanmış oluyor. Görev tanımlarını bu yeni şemadaki pozisyonlara göre yazdırıyorum. Bunlar için şirkette bir kaç kişi bana destek oluyor. Vizyon belirledikten sonra bir ekip kurup bu ekibe nasıl bir vizyon çerçevesinde yola çıktığımızı anlatıyorum. Ekibi sürece dahil ediyorum. Ondan sonrası işletmenin bana ne kadar paydaş olduğuna göre sürecin hızını ve kalitesini belirliyor. Çalışanları güçlendirmek adına eğitimler ve koçluklarla devam ediyoruz. İK çalışmalarını inceliyoruz, genelde şirketlerde İK adı altında personel giriş çıkışları, puantaj hazırlanması, ön muhasebe vb işler yapılıyor. İnsan Kaynakları birimini yeniden kurarak veya daha güçlü hale getirerek başlıyoruz.

Sevgili Deniz biz seninle birlikte çalıştık ve şahane işler yaptık. Biraz o dönemden bahsetsene?

Gonca sen benim için çok değerlisin Hem arkadaşım hem meslektaşımsın. Dostluğumuzun daha başında iken senin şirketin vardı, ben öğretmenlik yapıyordum ama danışmanlık yapmak ve kurum eğitimleri vermek istiyordum. İlk büyük eğitimlerimi senin şirketinin bünyesinde verdim. Senin bana inanman ve koca koca ekipleri teslim etmen çok önemliydi. Sonrasında Kocaeli Ticaret Odası üyeleri ve Başsiad üyelerine başta olmak üzere birçok kuruma eğitimler verdik birlikte. Aile şirketlerinin kurumsallaşması diye ikon bir eğitimim vardı, 3 saatlik sürede aile şirketleri sahiplerine bir rota çıkarmaları için destek oluyorduk. Bunlar çok güzel çalışmalardı. Bana çok şey kattı.

Ben senin çok çalışkan ve vazgeçmeyen yönüne çalışırken tanık oldum. Hep böyle miydin yoksa bunu sana hayat mı öğretti?

Ben hep vazgeçmeyen ve inatçı bir yapıda mıydım, bilmiyorum. Hayatın beni sınaması ile birlikte herkes gibi bazı zorluklar yaşadığım bir dönem oldu. Ben “ikinci hayatımı yeniden kurdum” diyorum. Coco Chanel’in bir sözü var “ Eğer hayatınızı beğenmiyorsanız onu yeniden dizayn edin” diyor. İngilizce “create” kelimesi benim bu yaptığımı güzel ifade ediyor. Ben hayatımı beğenmiyordum ve onu değiştirdim. Bunu yapabilmek kolay değildi, evet hiç vazgeçme şansım olmadı. Depresyon gibi şeylere girmek bile bir anne için lüks sayılır. Benim devam etmem gerekiyordu ve potansiyelimin altında kaldığımı hissediyordum, biliyordum. Bir insana en acı veren şeylerden biri potansiyelinin altında işler yapmaktır. Öyle insanlar kolay mutlu olamazlar. Potansiyelini fark eden ve o çerçevede işler yapan insanlar mutluluğu yakalarlar. Potansiyelini gören ve destekleyen dostlarla konuşabilirsin, diğerleriyle devam edemezsin.

Sizin de bir aile şirketiniz vardı. Ve sen 20’li yaşlardayken aslında tüm şirketlerin yaşadığı aile şirketi sorunsalını yaşadın. Şu anda da yaşadığın o sıkıntıları çözen kişi sensin bu müthiş bir hikaye lütfen bize bu hikayeyi anlatır mısın?

Ben babamla çalışmaya 20’li yaşlarımın başında başladım. Babamla olan baba kız ilişkimiz birden patron çalışan ilişkisine dönüştü. Sabah akşam iş konuşuyorduk ve ben babamla ilişkimin zarar görmesinden korkuyordum. Bir danışman olsaydı ve bana o zamanlar destek olsaydı, o günleri çok daha hasarsız atlatırdım diye düşünüyorum. 

20’lerinde genç bir kızsın, babanın çalışanları senin çocukluğunu biliyor “dünkü çocuk” sun onlar için ve gelmiş yöneticilik taslıyorsun. Babanın çalışanları var  ne arkadaşın olabiliyor ne tam olarak çalışanların. Çok arada kalmış ve zorluklarla mücadele etmiş biri olarak en zor konunun doğru iletişim kurmak olduğunu söyleyebilirim. Dengeleri bozmadan, kırmadan dökmeden doğru iletişimle işleri yapabilmektir önemli olan. Hem babamla çatışmalarımız, hem kendimi herkese kabul ettirme çabalarım benim iş hayatımda en zorlu yıllarım olarak 20-30 yaş arasını saymama neden oldu. Çok şey öğrendim ve çok darbe yedim diyelim. Bugünlere gelmemde bana en çok yardımı olan yıllar da onlardı. Tokatlanarak öğrendim işte, şimdi öğretiyorum…

İki iş kadını olarak ben seninle marka güçlerimizi ssunmayı çok isterim. Gonca Berktay Academy ve Deniz Uzun neler yapabilir?

Seninle birlikte çok güzel işler yaptık. Sen de şirketlere danışmanlık verip eğitimlerle bunu destekliyorsun. Benim tüm aile şirketlerine bir şeyler katma arzum var ama maalesef öyle bir zamanım yok. Şu anda çok önemli firmalara danışmanlık yapıyorum, eğitimlerle bu süreci destekliyorum. Şirketlerin ne kadar zamanda ne kadar yol alacağı belli olmaz. 

Yine aile şirketi olup daha küçük çapta işler yapan ya da uzun bir danışmanlık sürecine kendini hazır hissetmeyen, buna bütçe ayıramayan şirketler için daha küçük ölçekli danışmanlık ve eğitim paketi oluşturabiliriz. Seninle eğitimleri bölüşüp toplamda 3 aylık bir iyileştirme paketini hayata geçirebiliriz. Neyi doğru neyi yanlış yaptığını bilmeyen ve öğrenmek isteyen aile şirketi sahipleri bu küçük paketle ilk adımı atmak için bize ulaşabilir.

Wooow çok heyecanlandım. Okurlarımıza müjdemizi verelim önümüzdeki sayılarımızda bunlardan bahsedelim ne dersin?

Danışmanlık ve eğitimler ile ilgili bilgi almak isteyenler bana mail yoluyla veya Instagram sayfamda yer alan web sitemden bilgi formu doldurarak ulaşabilirler. Linkedin’i de aktif kullanıyorum. Çok gereksiz mesaj geldiği için Instagram DM kapattım ama ulaşmak isteyenler bilgi formu doldurunca direkt olarak mail kutuma düşüyor zaten. 

Aile şirketleri için son söylemek istediğim şey, iyileştirme yapmak istiyorlarsa kurumları ve çalışanları için daha fazla geç kalmadan adım atmaları. Tesadüfen elde edilmiş olan başarılar eğer bir sisteme geçilmezse sürdürülebilir olmaz. Çalışan deneyimi artık günümüzde çok önemli hale geldi. Z kuşağı işe gelmediği için X kuşağı geri çağırılıyor diye haberler çıkıyor. Tüm kuşaklarla çalışmayı başarmak için bunun yöntemlerini öğrenmeli ve çalışanlara doğru eğitimler vermeliler. Bende her sorunun bir cevabı ve her problemin bir çözümü var. Yeter ki çözmek istesinler…

Son olarak Aile şirketlerine vermek istediğin bir mesajın var mı? Sana nasıl ulaşabilirler?

Danışmanlık ve eğitimler ile ilgili bilgi almak isteyenler bana mail yoluyla veya Instagram sayfamda yer alan web sitemden bilgi formu doldurarak ulaşabilirler. Linkedin’i de aktif kullanıyorum. Çok gereksiz mesaj geldiği için Instagram DM kapattım ama ulaşmak isteyenler bilgi formu doldurunca direkt olarak mail kutuma düşüyor zaten. 

Aile şirketleri için son söylemek istediğim şey, iyileştirme yapmak istiyorlarsa kurumları ve çalışanları için daha fazla geç kalmadan adım atmaları. Tesadüfen elde edilmiş olan başarılar eğer bir sisteme geçilmezse sürdürülebilir olmaz. Çalışan deneyimi artık günümüzde çok önemli hale geldi. Z kuşağı işe gelmediği için X kuşağı geri çağırılıyor diye haberler çıkıyor. Tüm kuşaklarla çalışmayı başarmak için bunun yöntemlerini öğrenmeli ve çalışanlara doğru eğitimler vermeliler. Bende her sorunun bir cevabı ve her problemin bir çözümü var. Yeter ki çözmek istesinler…

 

Yorumlar (0)

Bu yazıya henüz bir yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Gönder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.

Bu Kategoriye Ait Diğer Yazılar

Logga in
Logga in
support@taintedminds.org
service@taintedminds.org