Öncelikle eğitimcilik hayatımda geçirdiğim yıllardan sonra biliyorum ki her çocuğa hitap etmek farklı yollardan geçiyor. Aynıcılık veya karşınızdaki çocuğun yaş seviyelerinin ilgi ve ihtiyaçlarına yönelik bir şeyler sağlayamıyorsak bu durumda üzerimizdeki ilgi ve dikkati hemen gidecektir.
Çağımızın ebeveynleri ve eğitimcileri bazen belli rutinlerini değiştirmedikçe bir de öğrencimizin veya çocuğumuzun depomin ve seratonin düzeyleri devreye girdiğinde hepimiz çaresiz hissedebiliyoruz.
O zaman elimizde tek veri kalıyor, hadi rutinleri bozalım ve ilgi çekici olalım. İlgi çekici olmak, insanların dikkatini çeken, onları etkileyen veya merak uyandıran bir özellik taşımaktadır.
Odaklanabilmek ve dikkatimizi sürdürebilme, ardından seçici dikkatimizi kullanabilmek için bazı öneriler ile geldim.
Dikkati arttırmak odaklanmayı sürdürebilmek için ilgi çekici bir plan sunmalıyız.
İnsan beyni kendisine söylenen sözleri robot gibi uygulamaktansa edinilen negatif ve pozitif tecrübeleri işlemlerden geçirirerek çok daha hızlı gelişir ve öğrenir.
Unutmayın ki çocuğunuza yapması gerekenleri tek tek söylemeniz ve onun bunları yapmasını beklemeniz kısmen kötü bir davranıştır. Nasıl yapılabileceğini göstermek ve aynısını yapmasını istemek kısmen iyi bir davranıştır. Çocuğunuz verilen görevi yaparken ona yardımcı olmak iyiliktir fakat en iyisi çocuğunuzun düşe-kalka deneye-yanıla doğru yolu kendi tecrübeleriyle keşfetmesini sağlamaktır. İşte tam da bu zamanda dikkatini vererek geçirdiği her türlü kaliteli zaman bizim için kıymetlidir. Dikkatini çekebilecek bir konu üzerinde özgün kalabilmiş bir beyin unutmayın ki odaklanma için adım atmıştır demektir.
Dikkati arttırmak için bir diğer yol fikir üretmektir ve çocuğunuzun birçok fikir üretmesini sağlayarak işe başlamalıyız.
Çocuğunuzun yeni fikirler üretmesi ve bu sayede hayal gücünü geliştirmesi onun beyninde çok hızlı ve kalıcı sinaptik bağlantılar kurulmasını sağlar.
Çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zaman dilimlerinde (sadece oyun ve aktiviteler sırasında değil günün her anında) onun; hayatı ve çevresindeki dünyayı tanımak için bol bol deneyler yaptığını göreceksiniz. Bu deneyler zaman zaman size yanlış, hatta bazen de tehlikeli göründüğü için farkına bile varmadan bu deneylere karşı bir tutum içerisine giriyor olabilirsiniz.
Önemli tehlikeler ve ciddi zarar verici davranışlar içermeyen keşif, hayal gücü ve fikir üretme çabasındayken, çocuğunuza ‘Hayır’ kelimesini sık sık söylememenizi öneririm. Yeni keşifler yaparken çocuğunuzu mümkün olduğu kadar desteklemeniz ve bunun için, ürettiği yeni fikirlere ve objelere olan ilgisine karşılık vermeniz, onun özgüven ve yaratıcılık başta olmak üzere, birçok farklı alanda gelişimine zemin hazırlar.
Bunu yaparken benim size önerim çocuğunuzun yeni fikirler üretmesi için ona uygun ortamlar yaratmanızdır.
Örneğin, çocuğunuzla ders çalışıyorsunuz, bilgi aktarırken gerçek hayattan bağlantılar kurmak önemli bir yol izlemektir.
Birbirinize soru sormaktan ve tartışmalara katılmaktan kaçınmamalısınız. Görsel hafızayı desteklemek için görsel temalar kullanabilirsiniz.
En önemlisi de teknoloji entegrasyonu kullanabilmeyi sağlayabilmelisiniz. Rekabetçi bir oyun ortamı bunu sağlayabilir ve üstelik eğlenceli bile olabilir.
Bu sayede sevdiği alan üzerine daha fazla odaklanmayı başarabilir. Dikkatini geliştirebiliriz.
Dikkatini çekmek için biraz meydan okumalısınız
İnsanın sinir sistemini sürekli canlı ve uyanık tutmak öğrenme süreçlerini destekler. Tahrik etme, uyandırma ve canlandırma unsurlarını çocuklarınızın oyunlarının içine katmak, onunla oynadığınız oyunların sıradanlaşmasını ve çocuğunuzun aktiviteler üzerindeki heyecanını ve motivasyonunu yitirmemesini sağlayacaktır. Fakat asıl önemli olan; sinir sistemindeki alarm halinin sağlanması ve beynin sürekli uyanık tutulması ile öğrenme kalitesinin kat kat artmasını desteklemesidir.
Oyunlar içindeki mücadele ve meydan okuma unsurlarını arttırdığınızda (Elbette doğru oranda zorluk ve stres olmadan öğrenme basamaklarını dikkate alarak); çocuğunuzun özgüvenini de desteklediğinizi, yetişkin hayatında zorluklara karşı daha hazırlıklı ve güçlü bir savaşçı olacağını, kendi ayakları üzerinde durma konusunda çok daha az sorun yaşayacağını da göreceksiniz.
Mücadele ve meydan okuma unsurunu oyunlarda nasıl kullanabilirsiniz küçük bir örnek vereyim: Oyun oynarken çocuğunuzun beklentisi dışında hareket edin, onu şaşırtın ve oyuna sürprizler ekleyin. Bu sayede oyununuzun dinamik ve değişken olmasını sağlayın. Aynı zamanda çevresel düzenlemeler ekleyebilir, eşyaların yerini değiştirebilir, oyun için gerekli olan malzemeleri her zamanki yerinden farklı yere koyabilir, sandalyelerin, masanın yerini değiştirerek önünde bir anda engeller oluşmasını sağlayabilirsiniz. Oyunlar sırasında her zaman onun yanında değil, karşısındaki rakibi olarak da bulunun.
Mesela onunla saklambaç oynarken oyununuzu bir anda körebe veya yerden yüksekle birleştirin. Tüm bunları yaparken öncesinde oyunu planlamamış ve değişimleri anlık yapmış olmalısınız. Böylece çocuğunuzun kafasındaki planı bozup yeni duruma adapte olmasını sağlarken, dikkatini ve katılımını arttırırsınız.
Mücadele; çocuğunuzun değişime ayak uydurma ve doğaçlama yapma içgüdülerini destekleyerek onun gelişimine katkıda bulunur.
Yeni ve farklı aktiviteler dikkati her zaman güdüler.
Yeni bir şey yapmak veya bilindik bir şeyi başka bir yolla yapmak başarılı etkileşimler için hayati önem taşır. Başa çıkılması gereken durumlara adapte olabilmek dikkat ve odaklanma sürecinin artması yeni beceri ve başarılara götürür. Bu nedenle oyunlarınızda farklılıkları ve yenilikleri ihmal etmeyin.
Oyun ve yaratıcılığı teşvik eden aileler, çocuklarının hayal gücünü geliştirir. Bu, problem çözme yeteneklerini artırır ve yaratıcı düşünmeye teşvik ederken dikkat ve odaklanma sürelerinin artmasına yardımcı olur.
Sonuç olarak, anne ve babaların çocukları üzerindeki etkisi çok yönlü ve derindir. Bu etki, çocukların kişisel, sosyal ve akademik gelişimlerini şekillendirirken, sağlıklı bireyler olmalarına katkıda bulunur. Anneler, çocuklarının yaşamlarında önemli birer rehber ve destek kaynağıdır.
Ailelerin tutumları, çocukların zihinsel sağlığı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Destekleyici bir ortam sunmak, kaygı ve stresle başa çıkmalarına yardımcı olur.
Odaklanmayı artıran oyunlar, zihinsel becerileri geliştirmek ve dikkat süresini uzatmak için harika bir yoldur. İşte bu amaçla oynanabilecek bazı oyunlar:
Hafıza oyunu
Bu oyun, hafıza ve dikkat gerektirir. Kartları ters çevirerek eşleştirmeye çalışmak, konsantrasyonu artırır.
Dikkat ve odaklanmayı geliştiren oyunlar arasında "Simon Says" veya "İki Ağaç" gibi dikkat gerektiren aktiviteler bulunmaktadır.
Bilmeceler ve kelime bulmacaları, zihni çalıştırır ve dikkat gerektirir. Özellikle kelime avı veya çapraz bulmaca gibi oyunlar faydalıdır.
Kidz & Bricks robotik kodlama atölyesinde yapmış olduğumuz dikkat ve odaklanma egzersizleri ile öğrencilerimizin dikkatini sağlayacak bolca aktiviteler mevcuttur.
Amacımız geniş bir hayal gücü, sürdürülebilir dikkat ve odaklanma başarısı ve mühendislik veya analitik düşünme yapısına ulaşabilmektir.
Uzman Eğitimci
Nevra ERGENE



Yorumlar (0)