Bizim hayatımız aslında bir otomatik pilot modundadır, her gün birçok rutini farkında olmadan yaparız ,bu durum bizi rahatsız etmez çünkü alışkanlıklarımız bizi güvende hissettirir. Ancak bu otomatik pilot modu bir bakıma hayatımızı ele geçiren bir virüs gibi yaşamlarımızı adeta ele almıştır. Bunu anlamak nerdeyse imkânsız gibidir. Bir müddet sonra içimize hayatın elimizden kayıp gittiği hissi gelir… Mevsimler değişirken bir daha o mevcut mevsimi bile yaşamadığımızı fark ederiz ancak içimizde ki otomatik pilot maalesef ki devrededir. Kişi bu manipülasyon hipnozunun farkına varamadan yeniden o hızlı, döngüsüne geri döner. İçinden geçen sese kulak kapatıp hayatın telaşına yeniden katılır. Bu durum birçok insan için maalesef böyledir. İnsan hayatının neşesini, hüznünü, tam anlamıyla içselleştirmeden dümdüz bir yaşam skalasında güvenli bildiği haliyle ve risk olmadan yaşamına devam eder.
Yolda giderken çeşit çeşit ağaçları, kuşları, gökyüzünü fark etmeden hayatın içinden her gün geçer insan. Ancak yaşam bu demek değildir. Nefes alıyor olmak, yürüyor olmak bir canlı olduğumuz anlamındadır belki ama yaşadığımız, deneyimlediğimiz, o muhteşem an değildir. Çünkü hayatın mucizesi anlardan ibarettir. Bizim endişe ettiğimiz o gelecekte belki de biz bile yokuz. Biz şimdi ve burada olarak hayatı yaşamak zorundayız. Şimdi yemek mi yiyoruz o yemeği anlamalıyız, o yemeğin tadını almaya çalışmalıyız. Sohbet mi ediyoruz, sohbetin içine dalalım. Zamanımızı geçmişin dehlizlerine hapsetmeyelim. Ya da geleceğin karamsarlığına teslim etmeyelim. Tüm dengemiz şimdi ve burada olmalıdır. İnsan bir projeksiyondan yaşamının evrelerini görme imkanına sahipse geçmişe ve geleceğe bol bol zaman ayırsın. Ancak bize bahşedilen gerçek zaman dilimi, şimdi ve burasıdır, yani anda kalmaktır.
Esasında midfulness bize hayatımıza esler vermemiz gerektiğini tarif eden bir bilgedir. Yaşamı otomatik pilottan, otomatik yargılardan, kalıplaşmış düşüncelerden şimdi ve buraya çekilmenin dengesine getirir. Bunu yapmak ilk zamanlarda zor gelebilir ancak Mindfulness egzersizleri düşünceyi durdurma değildir. Zihnimizden geçen düşünceler biz değilizdir. Mindfullness bunu anlatır, bunu öğretir. Sevgili hocam Doğan Cüceloğlu’nun dediği gibi ‘14’ünde ölüp, 70’inde gömülmek istemeyelim.’ Hayatı tüm ihtişamıyla kabul edelim, sıkıntıları bir misafir olarak ağırlayıp yolcu edelim. Şunu unutmayalım dostlar hiçbir şey sonsuza dek devam etmez. Ne acılar ne de sevinçler. Hepsi geçicidir. Bugün hayata farkındalık ekseninden bakalım. Elinizdeki kahvenin tüm yönleriyle tadına varın, hissedin.



Yorumlar (0)