Merakımızı önce sizi tanıyarak gidermek istiyoruz. Mahmut Öncü kimdir?
Ben 1992 İzmit doğumluyum. Aslen Tokat’lıyım. İki kardeşiz. Kardeşimin ismi Ömer. Annemin ismi Semra, babamın ismi Mehmet. İlköğretimi Tüpraş ilkokulunda bitirdikten sonra lise için Kandıra Anadolu lisesini kazandım. 4 sene orada yatılı olarak eğitimimi tamamladıktan sonra üniversite için İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi elektrik elektronik mühendisliğini kazandım. İstanbul’da 4 yıl içerisinde üniversitemi bitirdikten sonra İzmit’e ailemin yanına döndüm. Şahsi düşüncemi sorarsanız Kocaeli’nde bu kadar tanınmamamın sebebi, lise ve üniversite yıllarımı tam çevre arkadaş edineceğim yıllarda il dışındaki eğitim sürecime bağlıyorum. Sizde bilirsiniz ki lise arkadaşlıkları, üniversite dostlukları unutulmuyor. Yatılı egitim ve üniversite eğitimi derken il dışında 8 senem geçince ne yazık ki Kocaeli’nde pek çevre edinemedik.
Evet benim de lise ve üniversiteden birçok dostluklarım oldu. Çok çeşitli illerden bölgelerden sağlam dostluklarım oldu. Kaymakam, savcı, doktor arkadaşlıklarım var ve her ilde misafir olarak ağırlanacağım dostluklar kurdum.
Kocaeli’ye döndükten sonra asansör denetim firmasında asansör kontrol mühendisi olarak çalışmaya başladım. Orada ki çalışma deneyimimi yeterli tecrübeyi tamamladıktan sonra yine Kocaeli’de yerli bir montaj firmasında proje müdürü, saha mühendisi göreviyle çalışmaya başladım. O firmaya başlarken de tek bir şartım; “eğer işi öğretebilecekseniz, kendimi geliştirebileceksem işe alımımı gerçekleştirin” idi.
O firmada çalışırken de aynı zamanda, tezli yüksek lisansımı Üsküdar üniversitesinde İş sağlığı ve güvenliği bölümünde tamamladım.
2 sene çalıştıktan ve yüksek lisansımı tamamladıktan sonra doğum tarihim olan 10 Temmuz 2018 de bu firmayı kurdum. Ve 7 yıldır Kocaeli ve birçok ilde inşaat sektöründe müteahhitlerle çözüm ortaklığı yaparak faaliyetlerimize devam ediyoruz.
üniversite yıllarında aynı dönemde beraber okuduğum o dönemlerden de gönül bağı kurduğum İrem ile 2021 yılında hayatımızı birleştirme kararı alıp evlendik. 02.02.2022 tarihinde ilk çocuğumuz Mira dünyaya geldi. 14.09.2023 tarihinde de 2. Çocuğumuz Lena hayata geldi. Ve şuanda ki tüm hayatımız da hayallerimizde kızlarımızın geleceği ve ailemizin mutluluğu üzerine kurulu bir şekilde yaşamaya devam ediyoruz.
Mahmut bey; ben iş hayatındaki başarıların disiplin, hayal gücü, hayata bakış açısı, iletişim, ilgilenilen bir spor veyahut sanatla ilgisi olduğunu düşünüyorum. Sizin iş dışındaki hayatınızı da merak ettik haliyle. Biraz bahseder misiniz?
Spor veya sanatla pek fazla ilgilendiğim söylenemez. Hayatımın hemen hemen hepsini kızlarım ve ailem üzerine yaşıyorum diyebiliriz. İş hayatım dışındaki vaktin %70 ini ailemle geçiyorum. Aile olarak genellikle dışarıda vakit geçirmeyi seviyoruz. Bizim en büyük hayalimiz ailemize yetecek büyüklükte bir yat ile mavi tur gezisine çıkmak.
Sistemli bir insan olduğum pek söylenemez, genellikle tecrübelerimle sahip olduğum hislerim ve hızlı kararlar alan yönümü kullanarak hareket eden bir insan olduğum daha doğrudur.
Hayata bakış açıma gelecek olursak, ben ailemden, eğitim sebebiyle 13 yaşında ayrıldım. Evet bunun olumsuz yanları oldu ama birçok olumlu yanı da vardı. Birçok insan tanıdım. Ve bu insanları tanırken yanımda “oğlum bu çocuğa dikkat et zarar gelebilir” diyen bir babam, “oğlum bu kız seni üzebilir” diyen bir annem yanımda değildi. Her tanıdığın kişiyi doğrusuyla yanlışıyla eksikliğiyle fazlasıyla kendim tanımak kendim öğrenmek zorunda kaldım. Ve benim hayata bakış açımda şu bir gerçek ki “En saf insandan dahi öğrenebileceğim bir şey vardır” mantığıyla yaşamak en doğrusu oldu. Hayatım boyunca adımlarımı, çevremdeki kişilerin fikrine saygı duyarak ancak artılarını eksilerini önüme koyup yine kendi doğru bildiğim yolda ilerleyerek attım. Kimsenin tek sözüyle hareket eden bir adam olmadım.
3. Sizinle olan küçük sohbetimiz esnasında tabiri caizse birçok konuda esnek ve yumuşak yüzlü bir yönetici olduğunuzu konuştuk. Bu tavrın çalışan bağlılığı, güveni ve iş disiplinleri ile ilgili ne gibi etkileri oluyor? Olumlu ve olumsuz yanlarından biraz bahseder misiniz?
Ben hayatım boyunca hiç kimseye önyargılı veya egolu yaklaşmadım. Annemin bana “ herkes kendi gönlünün ekmeğini yer, sen gönlünü zengin tut oğlum” diye bir öğütü vardır. O yüzden işimi ‘hayatta her ne iş yaparsanız yapın kimseyi küçümsemeden kendinizi de kaf dağında görmeden yapın’ mantığıyla yaptım.
Evet yumuşak yüzlü olduğum doğrudur. Hak verirsiniz ki ben de bir zamanlar çalışandım, benim de yöneticilerim vardı. Onların o yıllardaki tavrına karşıydım. Bununla ilgili olarak girişimlerde de bulunmuştum ama karşılık alamamıştık. Personellerimiz yaşamının birçok bölümünü bizimle geçiriyor, ailelerinden daha fazla zamanı bizimle geçiriyor. O yüzden her zaman aile tadında bir şirketim olsun, çalışanlar birbirleriyle saygı ve sevgi içerisinde mesailerini geçirsin gibi bir hayalim vardı. Tabiki bununda olumlu olumsuz yanları var ne yazık ki. Evet yumuşak yüzlü olmanızın, çalışanlarınızın iş yerine bağlılığını arttırdığı doğrudur. Ama yapılması gereken, zamanında yetişmesi gereken işlerin de olduğu unutulmamalıdır. Katı ve sert davranmadığınız bir iş hayatında ne yazık ki yer yer aksiliklerin de yaşanma ihtimali oluyor.
Türkiye’ de gençler gerek finansal özgürlük, gerek kariyer, gerekse aile kurmak konusunda gün gün umutsuzluğa doğru sürükleniyor. Genç bir girişimci olarak sizler bugün gençlere nasıl tavsiyelerde bulunursunuz?
Bence gençlikte gelecek kaygısı yaşandığı için bu süreçler daha da zorlaşıyor.
Ben zengin varlıklı bir ailede büyümedim. Hatta yokluk içinde büyüdüm desem daha doğru olur. Babamın uzun bir dönem ekonomik sıkıntıları olduğu için Semra Sultan yani Annem çalışarak okutmuştur beni ve kardeşimi.
Ben bu şirketi kurarken annemin desteğiyle çalışıp bizi okuturken kenara attığı birikimi ile kurdum ve hiç bir zaman başaramazsam sorusunu aklıma dahi ggtirmedim. Çünkü bu iş olmazsa başka bir iş başka bir sektör muhakkak ki bir yerde başaracağıma inancım tamdı.
Ben bu şirketi ilk açtığımda; ben, kardeşim ve 1 çalışanımız ve sadece 1 aracımız ve cebimde sadece 2 aylık şirketi döndürebilecek bir param vardı. Şuanda ise 30’u aşkın personelimiz, 10’a yakın şirket aracımız ve birçok çözüm ortağımızla birlikte sektörde ses getiren bir firma konumuna geldik.
Gençlere tavsiyem her ne iş yaparsanız yapın ancak sadece para için çalışmayın. Sabahları işe giderken ayağınız geri geri gidiyorsa, iş yerine gittiğinizde yüzünüz asıksa o sektörde devam etmeyin. Başka bir sektör bulun kendinize gerçekten yapmak istediğiniz, güzeliyle stresiyle eğlencesiyle sıkıntısıyla uğraşabileceğiniz uğraşırken de mutsuz olmadığınız bir sektör bulun. Ve o sektörde de kendinizi geliştirmeden doğru anı beklemeden erken kararlarla hareket etmeyin.
Yaşınız daha genç ilerde deneseydim nasıl olurdu acaba demektense zamanı geldiğinde aklınızdaki fikri deneyin. Olmazsa dünyanın sonu değil sonuçta kaldığınız yerden tekrar baştan başlarsınız.

Lisansınızdan ötürü mü bu sektörü seçtiniz yoksa metropolleşen dünya ile sürekliliği devam edebilecek bir meslek olduğu için mi? Yani kısacası sormak istediğim SQ Lift hikayesi nasıl başladı?
İlk başta firma ismimizin nereden geldiğine değinmek isterim.
Firmamızın ismi SQ LİFT, Security ve Quality yani güvenlik ve kaliteden gelmektedir. Biz yaptığımız tüm işlerde kaliteye ve güvene önem veriyoruz.
Bu sektörü seçmemdeki en büyük amaç sürekliliği olması, birçok yeni insanla tanışmam ve insanlarla sıcak iletişimin devam ediyor olmasıydı.
Evet ben Elektrik Elektronik mühendisliğini ilk bitirdiğimde masa başı tarzı çalışabileceğim işlerden de teklif aldım. Ancak ben masa başında belli saat aralığında çalışabilecek bir karaktere sahip değilim. En büyük etken sabit bir yerde sabit bir düzende çalışma düzeni olmamasıdır.
Her yeni projede farklı farklı kişilerle tanışmayı yeni yerlerde daha da modern yapılarda teknolojinin gelişen yüzünü insanlarla buluşturmayı seviyorum.
Asansör sektörü keyif verici bir sektör aslında. Her bir asansör baştan aşağı emek isteyen ve bir birinden farklı 1000 den fazla parçanın bir araya gelerek tamamlandığı bir üründür.
Kimisi için ihtiyaçken kimisi için Lüx olan asansör aslında hayatımızın her anında yer alıyor. Avm’den Hastaneye, villadan konutlara kadar hayatımın her anında yer alıyor.
İki minik kızınız var. Yoğun iş temposunda ailenize ve kızlarınıza ayıracağınız vakti nasıl dengeliyorsunuz? Yani Mahmut Öncü nasıl bir baba ve nasıl bir eş ?
Hayatta başarılı olabilmek için destekçilerinizin olması gerekiyor. Eğer doğru bir eşle yolunuz birleştiyse zor olan her şey kolaylaşır. Biz eşimle bu konuda beraber bir yol izliyoruz. Bu yoğun tempoda her şeye ve herkese yetişebilmek elbette zor oluyor. Ama zamanlamayı doğru yapabilmek ve anda kalabilmek oldukça önemli.
Sorunun devamı için eşimin söylemleri bence daha önemli. Bu soruya o devam etse daha doğru olur.
Aslında bizim de her evde olması gerektiği gibi bir düzenimiz var. Genel olarak çocukların eğitimleri, günlük rutinleri, uyku ve yemek saatleri… çocuk büyütmek gerçekten büyük sabır ve emek isteyen uzun bir yol. Her şeyden önce şunu söyleyebilirim ki, eşim gerçekten kızlarına aşık bir babadır. Hayatta ne iş yaparsanız yapın, hangi sıfata ait olursanız olun, içinizden gelerek severek yaptığınız her işi iyi yaparsınız ve şartlar ne olursa olsun sevdiklerinize ayıracak vaktiniz hep olur. Kızlarla arasında harika bir bağ var, ben sadece onlara doğru anı ve doğru zamanı planlıyorum. Sonrası mutlu anılar oluyor. Bir yol yürünüyorsa bunu beraber yapmak zorundasınız. Anlayışlı ve destekçi olmak gerekiyor. Çünkü başarıya giden yol, kolay bir yol değil. Ziyadesiyle zorluklarla dolu, engebeli. Bu yüzden elimden geldiğince ben eşime evle ve çocuklarla ilgilenerek destek olmaya çalışıyorum. Birbirimizin verdiği emekleri görüp, birbirimizin eksik yanlarını, yine birbirimiz tolere ediyoruz. Böylece kızlarımızla ve birbirimizle geçirdiğimiz kısacık anları bile güzel anılara dönüştürmeyi beraber başarıyoruz.
Asansör sektörü rekabetin yoğun olduğu bir alan ve sizlerin müşteriyle birebir güven bağı kurmanız gerekiyordur eminim. Siz o duygusal bağı nasıl kuruyorsunuz?
Sektörde ki rekabet dediğiniz gibi oldukça fazla. Ama biz firma olarak kimseyi rakip olarak görmüyoruz rekabette gütmüyoruz. Aksine aynı sektörden birçok dostum var, iş yerimize gelip ziyaret edip çayımızı kahvemizi içerler sağolsunlar.
Sizin de bildiği gibi inşaat sektöründe hizmet vermekteyiz, ister istemez aksilikler gecikmeler yaşanabiliyor. Ama biz şimdiye kadar hiçbir müşterimizi kalıcı olarak mağdur bırakmadık. Aksilikler yaşansa dahi daha sonrasında gönlünü alacak hareketlerimizle memnun bir şekilde projeyi sonlandırmayı başardık.
Bildiğim kadarıyla elektrik mühendisisiniz, bir mühendis gözüyle yeni nesil asansör teknolojileri hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu teknolojiler sizce sektörün geleceği hakkında ne söylüyor?
Sektörümüz teknoloji açısından gün geçtikçe gelişmeye devam ediyor. Önemli olan müşteri portföyümüzün bu teknolojileri benimsemesi ve bu teknolojilerinin maliyetlerini kabul etmeleridir. Siz de hak verirsiniz ki, her gelişimin her değişimin bir maliyeti oluyor. İnşaat sektörü Türkiye ekonomisinin %45-50 lik pazarını oluşturan bir sektör, hiç bir zaman bitmez.
Bizim sektörümüz, inşaat sektörü komple bitse dahi mevcut yapılardaki asansörlerin bakım onarımından kaynaklı hiçbir zaman bitmeyecek bir sektör olacak. Teknoloji gün geçtikçe geliştikçe kullandığımız ürünlerin montajı da kolaylaşmakta , yapılardaki asansörcülerin konforu da artmaktadır.
Şirketinizin gelecek hedefleri neler? Yeni projeler, yatırımlar veyahut diğer firmalardan farklı olan düşüncelerinizden ve o yönde şirket hedeflerini yönlendireceğiz dediğiniz hedeflerden bahseder misiniz?
Biz firma olarak kazancımızı tekrar işimizi büyütmeye yatırıyoruz. Bu firma benim ailem gibi gerçekten ciddi emekler vererek buralara geldik.
Firma olarak önünüzdeki 2 sene içerisinde ki hedefimiz kendi imalatımızı da yapabileceğimiz üretime başlayabileceğimiz gerekli donanım ve makinalarla üretim departmanımızı kurmak. Kendi kabin ve panolarımızı üretmeyi hedefliyoruz. Buradaki amacımız daha fazla para kazanmak değil, şantiye montajı sürecindeki kabin imalat sürecini daha aza düşürüp daha kaliteli ve daha güvenli daha hızlı montajlar gerçekleştirmek. Tabiki bu imalat alanında sağlanacak personel istihdamı ile de daha da büyüyen bir aile haline gelmek. Benim hayatımın hiçbir evresinde para ilk sırada veya amaç olarak yer almadı. Para benim için hedeflerime ulaşmak adına bir araç olarak kaldı.
Diğer firmalardan farklı olan düşüncemize gelecek olursak, biz firma olarak her daim yaptığımız işin maddi manevi arkasında kaldık. Yanlış yaptığımız işler, hatalı yaptığımız imalatlar olsa bile daha sonrasında bunları gidermek için maddi manevi ne gerekiyorsa yapacağımızı müşterilerimiz bilir ve bundan emindirler.
Geçtiğimiz 2 sene içerisinde 250’yi aşkın montaj alarak İzmit’in en çok montaj yapan firması olduk.
Gelecek 2 sene içerisinde 2027 yılına kadar 10. Yılımızı tamamladığımızda Kocaeli’nin asansör sektöründe ki en büyük firma olmayı hedefliyoruz.





Yorumlar (0)